Merhaba değerli franchise dostları. 1991 yılında UFRAD’ın ilk kurulduğu yıllarda bir elin parmakları kadar olan kurumsal franchise zincirleri, bugün Türkiye’de üç binin üzerinde zincirle Avrupa’daki franchise sayısını bile aşarak, istikrarlı bir şekilde bü yümektedir. Bu sayılar, franchise modeli ile büyümenin en sağlıklı ve uzun soluklu model olduğunun en önemli göstergesidir.
Franchising sistemi yapısı gereği hızlı büyümeye çok elverişli bir sistemdir. ‘Bu yıl 50 yeni nokta açıyoruz!’, Üçüncü yılımızda 200 noktaya ulaştık’ gibi cümleler söz konusu franchise sistemi olduğunda oldukça normaldir. Bu hızlı büyümenin temelinde franc hisee’lerin yatırımlarını kendilerinin yapması, ayrıca sisteme giriş ücretlerini vermesi ile büyümenin finansal anlamda kolaylaşmasından kaynaklanmaktadır.
Büyüyen yapı, farklı şehir hatta ülkelerde açılan yeni noktalar, ciro artışı, kârlılık artışı, daha çok tanınırlık ve franscisee talebi getirebilir. Ancak bunlarla birlikte yö netilmesi gereken ve giderek daha karmaşıklaşan birçok konuda beraberinde gelir.
• Artan personel ile birlikte insan kaynakları yönetimi
• Coğrafi dağıtım alanının genişlemesi nedeniyle, lojistik çözümleri,
• Üretim artışı nedeniyle otomasyon gereksinimi,
• Maliyet, stok ve satış takip sistemleri
• Sipariş takip sistemi
• CRM uygulamaları
• Saha operasyon ve kontrol mekanizmaları
• Yurt dışı operasyon, bürokratik işlemlerin yönetilmesi
• Profesyonel reklam ve pazarlama ihtiyacı
Bu liste bu şekilde uzayıp giderken dikkat çekici olan, yukarıda da değindiğim gibi bu büyümenin çok kısa bir süre içinde gerçekleşebileceği olgusudur.
Kurumsal yönetişimin ne denli etkili, zamanında ve gerekli özenle gerçekleştirildiği bu durumda çok büyük önem taşır. Birkaç noktayı sorunsuz idare edebilen, franchisor’lar (İşin Patronları), artık kendilerinden daha eğitimli ve deneyimli kadroları işe almalı, onlarında kurumsal altyapıyı kurmaları için gerekli yetki ve sermaye gereksinmelerini yerine getirmelidirler. Bu hızlı kurumsal dönüşümü gerçekleştiremeyen ve büyüme hızları kurumsal yönetim yeterliliğinin önünde seyreden markalar için sorunların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Büyüme olur ancak sürdürebilirlik ve kalıcılık şüpheli hale gelir.
Sektörde, istikrarlı, uzun süreli bir oyuncu olmak, saman alevi gibi birden parlayıp sonra sönmekten şüphesiz çok daha saygın, kârlı ve sağlıklıdır. Franchisor’lar bir sant ranç ustası gibi büyüme stratejilerini, kurumsal yönetişim sistemleri ile eş zamanlı planlayarak, hırsa ve kibire kapılmadan yaptıklarında markalarının temellerini uzun bir ömür için atmış olacaklardır.
Sağlık ve esenlikle



