MADO

“BİZİM DEĞİL DONDURMAMIZIN BİR HİKAYESİ VAR!”

Mado’nun Osmanlı’ya uzanan hikâyesi, hem çalışanları hem tüketicileri için kuşaktan kuşağa bir yolculuktur. Kara eklenen pekmez, bal, meyve özleriyle yapılan ve “Karşambaç” adı verilen ilk dondurmadan günümüzdeki gerçek Maraş dondurmasına kadar geçen sürede bir devrim ve değer yaratıldı.
Tam 170 yıldır lezzet serüveni içinde yol alan MADO’nun ilk tohumları, Osman Kanbur’un o zamanın imkânlarıyla başladığı dondurmacılık ile atıldı. “Dedemiz, ı8oo’lü yıllarda Ahir Dağ’ından gelen kar ile pekmezi karıştırarak karsambaç yaparmış. Sonra süt ile salebi karıştırarak karın içinde bekletmiş ve görmüş ki süt kıvam almış. Bu Kahramanmaraş Dondurmasının ilk adımıdır”, diyor Mehmet Kanbur. İlerleyen yıllarda oğlu Yaşar Kanbur, 1962 yılında bir dondurma imalathanesi kurarak mevcut faaliyetleri geliştirdi ve Yaşar Pastanesi’nin temellerini oluşturdu. Bu adım, MADO markasının yaratılmasında emek ve alın terinin karşılığı olarak önemli bir dönüm noktası oldu ki “MADO dondurmasının taklit edilmesini imkansız kılan bu coğrafyada yetişen keçilerin eşsiz aromalı sütleri, mucizevi salebi ve elbette ustalıktır.

Dünyanın konuştuğu, bildiği dondurmayı yapmak ustalık ister,” bilgisini vererek Mado’nun gelişmesindeki etkenin altını çiziyor Mehmet Bey ve şöyle devam ediyor. “Biz 4’üncü kuşak olarak mesleği büyüklerimizden devraldığımızda 25 metrekarelik bir dükkan içerisinde sadece 4 masa vardı. Bizim çırağımız yoktu. Annem sütü pişirir, babam dükkanda dondurmayı yapar, bizde çıraklık eder dondurmayı satardık. İlerleyen yıllarda ‘bu dondurmayı bilinir, konuşulur yapacağız’ dedik ve üç kardeş olarak yola çıktık. Maraş dondurmasını sırtladık, Türkiye’nin 81 iline ve dünyaya götürdük. Bugün Türkiye’de 300’den fazla şubemiz var. Yurtdışında ise 40 ülkeye Mado’nun bayrağını diktik. Ben babamdan sadece iki çeşit dondurma aldım; biri sade kaymak dondurma diğeri de fıstıklı dondurma… Bugün 350 çeşit dondurma üretiyoruz. Yeşil çaylıdan, pirinçli dondurmaya varıncaya kadar. Biz dondurmacılıkta 170 yılı aşkın süredir varız. Bugün Maraş dondurmasının adını 5 kıtada duyurduk. Bunun için çok çalıştık çok mücadele ettik. Maraş dondurmasının marka olmasını Mado sağladı diyebiliriz. Mado, Maraș ve dondurmanın birleşiminden oluşuyor. Böylece dünyanın her yerine Mado ismiyle Türk dondurmasının ününü duyurduk ve duyurmaya da devam ediyoruz. Dedemin yanında çırak olarak başladığım işimin şimdi patronuyum.

Mado’yu bir dünya markası yapmak hiç kolay olmadı. Kardeşler olarak çok çalıştık. Bizde
şimdi gençlere destek olmak için “Kendi işini kendin kur” projesini hayata geçirdik. Gençlere, ‘kendilerinin çalışması kaydıyla küçük dondurmacı dükkânları kurun, sonunda kendi iş yerinin sahibi olun’ diyoruz. Gençler, hayal edin, kendinize güvenin. Diğerlerinden farklı olmak için çok çalışın ki model olun, yük olmayın.”