Türkiye’de Franchising Sistemi ve Markalaşma

Franchising sistemi, yatırımcının ve marka sahibinin yıllarca kurumsallaşmak için ortaya koyduğu bilgi birikimini kullanarak, bulunduğu bölgede fırsat eşitliği yaratıp, iş sahibi olmasına yol açmaktadır. Sağlanan fırsat eşitliği ve iş olanakları sayesinde, ekonominin tam istihdam seviyesine ulaşmasına ve önemli ölçüde gelişmelerin yaşanmasına da destek olmaktadır. Bunun yanında firmalar bu sistemle sadece yurt içinde değil, yurt dışında da markalarını tanıtma fırsatı bularak ülkeye döviz girmesine katkı sağlamaktadırlar. Son dönemlerde dünyada hizmet sektörünün çok hızlı bir büyüme kaydetmekte. Hizmet sektörünün büyümesine paralel şekilde, Franchising sistemi de çok hızlı bir büyüme kaydediyor. Franchising sisteminin hızlı büyümesinin nedenleri arasında, sistem için gerekli sermaye tutarı, girişimcinin motivasyonu, sistemin yüksek standartlarda işlemesi, kabul görmüş bir marka içerisinde güçlü bir kontrol mekanizmasının geliştirilmesi unsurlarını sıralayabiliriz.
Fakat bunlarla beraber franchise zincirlerinin gelişim sürecine katkı sağlayan farklı önemli etkenler de vardır. Bu etkenlerin başında da yönetim unsuru gelmekte.  Vasat yönetilen bir zincir büyümesi ve markalaşması mümkün değildir. Hatta rakipleri büyüdükçe o küçülecektir.  İyi yönetilen bir zincir ise, sıfırdan yola çıksa bile marka olacak, gelişecek, büyüyecek ve sürdürülebilir olacaktır . Günümüzde müşteriler, en kısa zamanda en kaliteli ürünü ve hizmeti satın almayı arzu ediyorlar. Bu durumda da kalitesini ve markasını kabul ettirmiş ürünlerin satıldığı mağazalar daha çok rağbet görmekte. Günümüzde Franchise veren markaların konseptlerini doğru oturtup, müşterilerin istek ve ihtiyaçlarına göre markalarını geliştirmeleri en önemli şartların biri haline geldi. Franchise sisteminin başarılı olması için kalite standardının yüksek tutulması ve operasyon/kontrol mekanizmasının çok etkin kullanılması gerektiğini bir kez daha üstüne basarak belirtmek isterim. UFRAD olarak, Franchise veren zincirlerin ülkemizin ekonomisine kalıcı fayda sağlaması için sistemlerini tam kurmalarını ve doğru işletmelerini gerekli görüyoruz. Bununla beraber markalarımızı eğitimlerimizle destekliyor, sistem değerlendirme programı ile dünya standartlarına taşıyoruz. Türkiye ekonomisine daha fazla katkı sağlayabilmek amacı ile markalarımızın global pazarlarda hak ettikleri yeri almalarını hedefliyor, bu yöndeki çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz.
Avrupa’nın dünyanın en genç, en dinamik ve en çok markası olan pazarı olarak büyüme ile doğru orantıda kalite ve sürdürebilirlik kavramlarına önem vermeli, markalarımızı yarından sonra da var olacak şekilde her zaman yenilemeli, çağa uydurmalı, müşterinin değişen zevk ve taleplerine adapte etmeliyiz.
Ancak o zaman önümüzdeki dönemlerde de bu rakamlarımızı artırabilir, dünya markaları yaratarak girişimcilerin Franchising sektörümüze dâhil olmalarını, kendi işlerini kurmasını sağlayabiliriz.
Unutmamak gerekir ki; markalaşmak bir ülkenin ekonomik gelişimi için en önemli etkenlerden biridir. Bugün tüm güçlü ekonomiler dünya pazarlarını markaları ile ele geçirmektedir. Türkiye girişimcileri ve firmaları artık kabuklarından sıyrılmalı, güçlerinin farkına vararak dünya standartlarında markalar geliştirmelidirler. Çok yol kat etmiş olmamıza rağmen daha çok işimiz var. Hep beraber hiç durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.
Ülkemize ve markalarımıza olan inancımız tamdır...