Dijital Çağ Dijital İletişim İstiyor

Dünya değişti. Normallerimiz gitti ve yeni normaller geldi. İş dünyası da bu değişimden kaçınılmaz olarak etkilendi. Daha da etkilenecek. Yakında iş dünyamızın tüm aktörleri olarak bu değişimi daha fazla yaşayacak. Değişmeyen tek şey değişimdiri çok canlı olarak yaşadığımız günleri yaşıyoruz aslında.

Pandeminin uzun sürmesi ile birlikte sıkışan iş dünyası kendini değiştirerek bu sıkışıklıktan kurtulacak. Birbirimize daha fazla anlayış ve destekle bu değişimi lehimize çeviririz diye düşünüyorum.

Daha fazla iletişim daha fazla değişim ve daha fazla başarı.

Başarılı iş yapmayı özledik hepimiz. Hastalığın psikolojik baskısını üstümüzden atar atmaz yeni projeler ve yeni hedeflerle değişimi birbirimize pozitif olarak bulaştırmalıyız.

Dijital çağda zihnimizdeki virüsleri anında temizleyip güncellemeleri yapma zorunluluğumuz var.

Türkiye gibi müthiş potansiyeli olarak ülkemizin her köşesine daha farklı projelerle gitmeli iş dünyası. Hangi sektör olursa olsun daha farklı değer yaratmalıyız. Ülkemizin potansiyelini yeni normal çağda daha fazla dünyaya göstermeliyiz. Bu değişim ancak bağlantılı iş yapma kültürümüzü maksimum seviyeye getirmekle sağlanabilir. Özellikle “tek şubeli” küçük olsun benim olsun diyen iş yapış biçimimizi bu pandemiden sonra hemen terk ederek “çok şubeli” yine küçük olsun ama bizim olsun diyen çok bağlantılı iş yapış biçimine dönüştürmeliyiz.   Şubeleşmeliyiz. Büyümeliyiz. Daha fazla iş ve istihdam yaratmalıyız.

Bunun için de daha güçlü iletişim anlayışına sahip olmalıyız. Ülkemizin her bir değerini marka değerine ancak bu şekilde dönüştürebiliriz diye düşünüyorum. Daha güçlü iletişim kurabilecek teknik altyapımız var. Bunu etkili hale getirmek için dijital çağa uygun dijital iletişim anlayışına geçiş yapmalıyız. Sadece bizde değil tüm dünyada var olan bu sıkışıklıktan hem kurumlar olarak hem de ülke olarak daha güçlü dijital iletişim kurarak kurtulabileceğiz çünkü. Bu krizi fırsata çevirmek için tüm kamu, özel kurum ve kuruluşlar olarak ortak hedefler doğrultusunda yeniliklerin peşine düşmeliyiz. Teknoloji konusunda çalışan bir uzman olarak teknoloji hizmetlerinde eşsiz projeler yaratabilecek güçte bir ülke potansiyeline sahip olduğumuzu görüyorum. Bu sebeple bu heyecanın bu yılla birlikte atılıma dönüşmesini gönülden diliyorum. Armiya Teknoloji olarak Anadolu’nun her köşesindeki eşsiz güzellikleri ve değerleri pazarlama aklıyla birleştirmenin bizleri bu krizden alıp çıkartacağını da inanıyorum. Küçük olsun benim olsun yerine “bizim olsun” diyerek büyüyen, büyüten iletişim stratejisine tüm bileşenlerimizle sahip çıkmalıyız.

Biz yapabiliriz, yapmalıyız.