"Taşıma Suyla Değirmen Dönmez"

Genellikle gerek şirketle, gerekse toplumsal bir konuyla ilgili bir sohbet ya da tartışmanın sonucumda ya "Birbirimizi anlamıyoruz, iletişim kopuk" ya da "Eğitim Sart, azizim!" cümlesiyle bağlanır. Bağlanır bağlanmasına da, devamı gelmez bir turlu.
Bugün cafe ve restoran zincirlerimizde çalışan birçok tecrübeli arkadaşımız yönetici olarak çalışmaktalar, ancak görmekteyiz ki; bu arkadaşlarımız operasyonu ve insan kaynakları konularını birbirine bağlayan ve sürekliliği olan bir eğitim sistemi kurmamaktalar, bunu yapmak yerine kurdukları sistemin içine dışarıdan tecrübeli arkadaşları monte etme gayreti göstermekteler. Atalarımızın "Taşıma suyla değirmen dönmez" cümlesi boşuna mıdır?
Kendi yasayan bir eğitim felsefesi olmayan bir kurum için dışarıdan getirilen tecrübeli yöneticiler kaostan başka bir sonuç getirmezler, çünkü her birisi daha önce çalıştıkları markanın bir benzerini yaratmak isteyeceklerdir, oysaki öğrendikleri sistem dünyada kullanılan en başarılı sistem olsa dahi su anda bulundukları markaya kopyala ya pistir yap ildiği takdirde ise yaramayacaktır. Ne demiş atalarımız " Tas, yerinde ağırdır." Şirket içi eğitim ve terfi sistemi kurmak zorlu, yorucu ve yatırım gerektiren bir süreç olsa da, tamamlandığında bin bir güçlükle ve hevesle kurduğunuz, buyurttuğunuz markayı tökezlemez ve yıkılmaz kılar, çünkü bu eğitim sistemi içeriden, markanın felsefesine inanan ve logolarına bağlı insanların çoğalmasını sağlar.
Bazen buyurduğunu sendiğimiz markaların aslında yeterli alt yapı donanımına sahip olmadığını görürüz, bu genelde yatay büyümede ortaya çıkmaz, ancak dikey büyüme diye tanımladığımız yurt dışa açılımı sırasında kendini markayı incitecek kadar belli eder. Keşke tüm markalarımız bahsettiğimiz Saha Eğitim Sistemini projelendirme konusuna ekipman ve dekorasyonlarına gösterdikleri kadar özen gösterselerdi inançsızca çalışan ekip ve yöneticilerle doldurmasalar bu güzel binalarını ve yurt dışında bayrağımızı gerçek anlamda, gurur duyabileceğimiz bicimde dalgalandırsalar. Franchise Akademisinin bir hocası ve Türkiye’de Hizli Servis Sektörünün kurulma ve gelişmesinde emeği olan bir kaç kişiden biri olarak sunu söylemeliyim ki; Emekleyen ya da büyümüş tüm markalarımızın yaşamlarına sağlıklı olarak devam etmesi için Saha Eğitim Sistemlerini kurmaları ve alt yapılarından yöneticiler yetiştirmeleri şarttır. Geri kalanı yönetim kademesinde birleşmektedir ve zaten Franchise Akademisi bu nedenle kurulmuştur.
Her alanda transfer ettiğiniz ya da etmek istediğiniz yöneticilerin her biri birer pırlantadır, ancak operasyon ve insan kaynaklarının hedeflerini birleştiren bir eğitim sistemi, dolayısıyla vizyonu olmayan organizasyon içinde bu yöneticiler bireysel vizyon sahibi olsalar dahi yok olup gitmeye mahkumdurlar.
Unutmayalım ki; Markaları marka yapan logoları değil, içindeki insanlardır.

Kalın sağlıcakla.