İş Fikri ve Strateji

Günümüz iş dünyasında her gün yeni iş fikirleri olan kişilerle karşı karşıya geliyoruz. Fakat bu iş fikirleri neticesinde inşa edilen yani hayata geçirilen işler, akıllara getirilen iş fikirlerinden oldukça az sayıdadır. Çevremize dikkatle baktığımızda başarıya ulaşan işletmeler kadar başarılı olamayan işletmeleri de görmekteyiz. Bu yüzden bir iş fikrini hayata geçirmeden önce bu iş fikri için iyi bir planlama yapılmalı ve doğru stratejiler oluşturulmalıdır. Atacağımız ilk adım, o an için nerede olduğumuzu açıkça kavramaktır. Bir yolculuğa çıkarken başlangıç noktasını bilmek her zaman yararlıdır. Bu makalemde sizlere kısaca stratejin önemini bir kez daha gözlerinizin önüne sergilemek istedim.
Stratejinin tamamen zihinsel ve analitik yapısının ötesinde bir perspektif yaratması gerektiğini söylemek gerekir. Burada en önemli olan insanın evrende şu an için bilinen en stratejik canlı olduğu ve bu becerisini kendi hedefleri doğrultusunda nasıl farkındalıkla kullanabildiğidir. Artan hareketlilikteki iş çevresinde ve hızlanan özel yaşamlar içerisinde stratejik olabilmek ve merkezde durabilmek çok önemlidir. Kendimizi geliştirmek artan seçeneklerle daha kolay gibi gözüküyor. Ancak bizi kendimizle temastan uzaklaştıran fazlaca aracın ortaya çıkması ve bunların giderek hızlanması dikkat edilmesi gereken en önemli konu öne çıkmaktadır.
Kısaca ifade etmek gerekirse strateji değer yaratan kaynaklar hakkında farkındalık yaratıyorsa, bunların kullanımını özendiriyorsa ve kullanıldığında ödüllendiriyorsa işlevini gerçekleştiriyor diyebiliriz. Bu anlamda tersten düşünürsek strateji süreci kaynaklara eğilmediğinde ve katılımı kısıtladığında yaratabileceği katkıyı daralttığını söyleyebiliriz.
Stratejiyi amaca uygun hareket etme olarak tanımlayabiliriz. Bu tanımdan hareketle birkaç temel konu ortaya çıkar:
Birincisi amaç yoksa stratejinin varlığının bir anlamı olmayacağıdır. Strateji ancak bir birey ya da bütünün kendi fonksiyon ve anlamını netleştirdiğinde hizmet edebilir. Şimdi düşünün, giderek hızlanan şartlar içerisinde bu anlamı keşfetmeye ne derece yöneliyoruz ve bunun için ne kadar vakit ayırıyoruz. İkinci olarak herhangi bir stratejinin katkı sağlaması için düşünme ile uygulamayı bir araya getirmesi gerektiriyor. Strateji ancak temas anında yani piyasa koşullarında, müşteri ilişkilerinde, vb. konularda katkı sağlayacağı için enerjiyi harekete geçirmesi gerekir. Dolayısıyla bireysel ya da organizasyonel stratejinizin ne kadar enerji kattığına bakarak stratejinizle ilgili bir değerlendirme yapabilirsiniz.
Bilmek ve yapmak arasındaki ilişki insan sistemlerinin en ilginç konusudur. Zira insan ne yapması gerektiğini bilse bile (mesela sigarayı bırakmak, spora başlamak, dinlemek, vb) bununla ilgili aksiyona geçmeyebiliyor. Zira insan sistemlerinde birbirine zıt yönlerde esen rüzgârlar sistemi belli bir dengede tutuyor ve bu denge insan ya da organizasyon sağlığı açısından her zaman olumlu sonuçlar yaratamayabiliyor. Burada rüzgârlar bir tarafta hareket ve değişim yönündeyken diğer taraf aynılık ve hareketsizlik yönünde esiyor. Dolayısıyla stratejinin de kapsandığı bir değişim süreci, bir organizasyonda eğer dirençlere dikkat etmiyorsa kaçınılmaz olarak stratejinin önemli bir kısmı uygulanamıyor diyebiliriz.
Dengenin hassas olduğu alanlarda insan davranışına özen göstermek gereklidir. Örneğin ormanda çok dar, çamurlu bir patikada bisiklet kullanmak odaklanarak denge kurmanızı ve sakin kalmanızı gerektirir. Zira böyle bir dar bir patika üzerinde ilerlerken bir an dikkatimizi diğer engellere kaydırırsak kendimizi yoldan çıkarabilme özelliğine sahibiz. Diğer bir deyişle, akışı bozarak, kendi amacı ya da yaratıcı kaynaklarımızı yok saymaya başlayabilir ve dış olayların etkisiyle kendimizi merkezden çıkarabiliriz. Özellikle hızlanan organizasyonlarda ve giderek hareketlenen hayat biçimi amaç ve kaynaklarla teması kopabiliyor. Dolayısıyla sık sık kaynaklarımızı ve amacımızı kendimize ve diğerlerine hatırlatma duyarlılığına ihtiyaç duymalıyız. Kaygı ve korkuların enerjimizi bozmasına ve bizi merkezimizden çıkarmasına izin vermemeliyiz.
Enerji her şeydir; strateji sürecinde işimize veya iş fikrimize enerji katacak süreç ve mekanizmaları yaratmak, strateji yaratım sürecini katılımcı hale getirerek, stratejinin hayata geçmesini kolaylaştırmak ve yarattığı değeri artırmak önemli bir bileşendir. Piyasayla, veriyle, müşteriyle temas halindeki ekipleri strateji oluşturma sürecine dâhil ederek uygulanabilir ve uygulandığında etki yaratacak alternatifler oluşturmak çok önemlidir. Stratejiyi netlik sağlayan bir araç olarak algılamak ve netlik sağlayan iletişimi sürekli kılmak, kaynakları görünür bir şekilde tanımlamak, insana dair kaynakların kullanımını özendirmek ve ödüllendirme süreç ve mekanizmalarını güçlendirmek ve dirençleri fark etmek, bunların değerine dikkat çekmek ve eyleme geçme doğrultusunda yeni bir perspektif yaratmak olmalıdır hedeflerimiz.