Ekonomik Durgunluktan Çıkış Mikro Finansman İle Mümkün

Finansal hizmetlere herkesin erişimini kolaylaştıran mikro finansman hem fintech ekosistemi hem de ülke ekonomisi için büyük potansiyel taşıyor. Dünya genelinde zirveye ulaşan ekonomik belirsizlikle daha çok tercih edilen mikro finansman, ekonomik kalkınmanın itici gücü olma potansiyelini taşıyor. Çünkü Türkiye’de üç milyondan fazla KOBİ faaliyetlerine devam ediyor ve yeniliklere çok hızlı uyum sağlayan bir genç nüfus bulunuyor.

Finansal riskleri doğru yönetirken fırsatların da değerlendirilebilmesini sağlayan mikro finansman; KOBİ’lerin büyümesi, dolayısıyla istihdamın artması ve ekonomik kalkınmanın güç kazanması için büyük önem taşıyor. Türkiye’de mikro finansman fintechlerinin sayısı hızla artarken, dijitalleşme ile genişleyen mikro finansman fırsatlarına değinen Finansal İnovasyon ve Teknoloji Derneği (FINTR) Yönetim Kurulu Başkanı Demet Zübeyiroğlu, “Türkiye’ye yıkıcı değişim ve dijitalleşme sunan fintechlerin büyümesi için hala çok büyük bir potansiyel var. Bu noktadan hareketle FINTR’nin 2021 yılı planları arasında, KOBİ’ler için finansal ve dijital okuryazarlık çalışmaları yapmak yer alıyor” dedi ve mikro finansman fintechlerinin KOBİ’lere nasıl ulaşabileceğine yönelik ipuçları verdi: Türkiye’deki mikro finansman kurumlarının fintechlere hazırlanmak için öncelikle temel faaliyetlerini müşterilerin farklı ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde güçlendirmeleri ve kapsamını genişletmeleri gerekiyor. Bunu pazar araştırması becerilerini geliştirme, mevcut ürünlerin kalitesini iyileştirme ve fintech uygulamalarıyla ilişkili yeni hizmetler (tasarruf seferberliği, mikro sigorta hizmetleri, tahsilat acenteleri vb.) sunma yoluyla gerçekleştirebilirler.

Mevcut hizmetlerinin sayısını artırırken, hizmet kalitesi ile ürün ve hizmetlerin erişilebilirlik düzeyini de artırmaya dikkat etmeleri önem taşıyor. İnsan kaynakları kalitesinin iyileştirilmesi de Türkiye’deki mikro finansman kurumlarının sürdürülebilir büyümesi için kritik öneme sahip uzun vadeli çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu kurumların çoğunun kadroları sosyal organizasyonlar tarafından oluşturulduğundan, bankacılık ve finans operasyonlarının profesyonel nitelik ve bilgileri hala mütevazı düzeyde. Teknolojik uygulamaların gereksinimlerini karşılayabilmek için mikro finansman kurumlarının insan kaynaklarını mesleki eğitimlerle geliştirmesi ve aynı zamanda nitelikli personeli çekip elde tutabilecek uygun politikaları benimsemesi esas. Öte yandan, çoğu mikro finansman müşterisi henüz fintech çözümlerine aşina değil.

Mikro finansman sektöründe fintechlerin gelişimi için, dijital finansın öncelikle müşterilere finansal teknolojik ürün ve hizmetleri kullanma alışkanlığı kazandıracak şekilde aşamalı olarak uygulanması gerekiyor. Müşteriler başlangıçta cep telefonlarındaki mikro finansman hesaplarına bağlı uygulamaları hesap bakiyelerini kontrol etmek, kontör yüklemek gibi küçük miktarda işlemler için kullanabilir. Bunun gibi adımlarla, müşterilerin dijital finans çözümleri hakkındaki bilgileri ve bu çözümlere duydukları güven kademeli olarak artacaktır. Bu sayede online tasarruf, sigorta, para transferi ve ödeme gibi daha karmaşık hizmetler kullanmaya zamanla geçiş yapabilirler.