ARMİYA TEKNOLOJİ

“Armiya, hayatımızı kolaylaştıran teknolojiyi geniş açıdan ele alan bir markadır. Armiya yıllarca büyük projelere imza atmış, tecrübeye sahip teknoloji uzmanı bir markadır. 10 yıla varan saha tecrübesinden sonra 16 yıla yakın süredir Armiya çatısı altında tecrübesini sizlerin hizmetine sunmaktadır” diyen firma yetkilileri sorularımızı yanıtladı.

Bize Armiya Teknoloji’den biraz bahseder misiniz?
2005 yılında kurulan Armiya Teknoloji, bilgi teknolojileri alanında bilgisayar mühendisi kurucu ortakları ile birlikte faaliyete başlamıştır. Küçük bir ofiste, mütevazi koşullarda başlayan serüvenimizin ana fikri katma değerli hizmet üretmekti. Yazılım ve güvenlik sistemleri alanındaki bilgimizi uzun yıllar sektörün içinde olmakla yoğurmuş, sonucunda değerleri, hedefleri olan ve uzun yıllar ülkemize ve insanlığa teknolojik çözümler üretecek Armiya Teknoloji’nin temellerini atmıştık.
Kısa sürede artan personel sayımızla birlikte işlerimiz de şirketimiz de büyüdü. 2015 yılında 500 metrekare mağaza alanıyla Türkiye’nin ilk, dünyanın 4. otomasyon ve güvenlik marketini kurduk. 2020 itibariyle güvenlik alanımızı da yalnızca bilgi güvenliği alanına daraltarak daha etkin çözümler üretir hale getirdik. Aynı dönemde yazılım teknolojileri alanındaki  yatırımlarımızı arttırarak AR-GE çalışmalarımıza hız verdik.

Şuanda Armiya Teknoloji yazılım alanında hangi hizmetleri sağlıyor?
Altmışın üzerinde sektörlerde öncü konumunda olan bir markanın, Vega Yazılım’ın sektörel çözümlerdeki gücüyle, Armiya Teknoloji’nin teknik hizmet ağını oluşturduğu çözüm ortaklığı ve kendi ürettiğimiz özelleştirilmiş yazılımlarla istikrarlı ve kararlı adımlarla ilerliyoruz. “Uçtan Uca Franchise Çözümleri” sloganıyla franchise işletmelere yazılım çözümleri sunuyoruz. Özellikle pandemi sürecinde teknolojinin ne kadar önemli olduğunun farkındalığı oluşması ile birlikte, Armiya Teknoloji’nin franchise üzerine kurduğu yönetim organizasyonun ne kadar önemli olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu.
Armiya Teknoloji, uzun yıllardır uçtan uca çözümleri ile sektörde katma değer üreten bir firma pozisyonundadır. Özellikle franchise veren markaların merkez üretim tesislerindeki “maliyet yönetimi”, “lojistik”, “organizasyon” gibi çözülmesi gereken en önemli konuları bile yazılım ve donanım alt yapısı ile organize edebilmektedir. Aynı zamanda franchise alan şubelerin satış otomasyonlarının yönetimi, merkezle olan bilgi transferleri ve oluşacak olan big datanın senkronize şekilde işleniyor olması büyük önem arz etmektedir; çünkü franchise sistemlerinin büyüyebilmesi için ciddi bir analiz ihtiyacı vardır. Bu analiz de ancak bilginin işlenmesi ile gerçekleşmektedir. Anlık olarak yapının tüm röntgeninin çekiliyor olması, franchise veren firma için hayati önem taşımaktadır. Bunlar da anlık üretilebilen iş zekası raporları ile sunulmaktadır. Türkiye’de 55.000’i aşkın kullanıcısı olan Vega Yazılım’ın, 30 yılı aşkın süredir sektörde attığı güçlü adımlarla, oluşturduğu alt yapısıyla franchise müşterilerimize hizmet sunuyoruz.

Yazılım sektöründe Türkiye’yi hangi konumda görüyorsunuz?
Yazılım sektöründe Türkiye gerçekten günümüz itibariyle çok fonksiyonel ve üretken durumdadır. Hak vereceğiniz gibi yazılım geliştirme ve kodlama işi bacasız fabrika olarak değerlendirilir ki buradan tamamen insan odaklı olduğu anlaşılabilir. Yani üretilen bir makineden çıkan değil tamamen eğitimli kadro tarafından ortaya çıkartılan bir mamuldür. Tabi yıllarca ne yazık ki Türk insanının yaptığı işe yeterince kıymet verilmedi ve daha kötüsü Türk programcıların projesinde çalıştığı yabancı yazılım ürünleri Türkiye’deki firmalar tarafından çok yüksek bedeller karşılığında tercih edildi. Geldiğimiz noktada big data yani büyük veri olarak da adlandırılan, işlenmesi neticesinde bilgiye dönüşen ve firmaların yol haritasına ışık tutan bu kıymetlerin yabancı kaynaklarda tutulmasının tehlikesi anlaşıldı. Bu da son tahlilde sektörün çok büyük bir ivme ile hak ettiği yere gelmesine vesile oldu. Bugün Türkiye’de yılda yaklaşık sadece bilgisayar mühendisliği bölümünden yaklaşık 10 bin kişi mezun oluyor. Buradan ne kadar üretken bir durumda olduğumuzu anlayabiliriz. Şu kesinlikle bilinmeli ki Türkiye’de her türlü yazılımı, firmalarımız uygun maliyetlerle temin edebilirler. Ülke olarak cari açığımızın zaten yüksek olduğu zamanda yurtdışı menşeili yazılımları tercih etmelerine gerçekten hiç gerek yoktur.

Yazılımda Millileşmenin Önemi İle İlgili Neler Söylemek İstersiniz?
Yazılımın her alanında millileşmeyi savunan bir bilgisayar mühendisi olarak, beni derinden üzen ve maalesef günümüzdeki birçok iş adamının farkında olmadığı bir konu var. Bu konu, ülkemizdeki yazılım firmalarının yurt dışındaki firmalar tarafından satın alınması konusu… Şuan Türkiye’de yerli ve milli gibi görünen birçok firma aslında sektördeki çok büyük oyunculara; İngiltere ve İsrail’e satıldı. Şu anda ulusal manadaki büyük yazılım firmalarından gerçekten milli olarak elimizde kalan birkaç firmadan bir tanesi de yetkili bölge dağıtıcılığını yaptığımız Vega Yazılım’dır. Diğerleri yabancı sermayeye satıldı. Satılanlar bir kenara, şu ana kadar 5 tane büyük yazılım firması yabancı ortaklı hale geldi. Biz aslında yazılım firmalarıyla beraber daha önemli bir şeyi, bilgiyi sattık. Firmaların bütün müşterilerinin ithalat & ihracat verileri gibi, muhasebe verileri gibi mahrem bilgilerini de satmış olduk. Doğal olarak binlerce firmanın verilerini yurt dışıyla paylaşmış olduk. Halbuki bir firmanın müşteri portföyünün gizliliği o kadar önemlidir ki, yabancı yatırımcılara bu şirketlerin satılmaması gerekiyordu… Eğer yazılımda tüketicilerden gereken desteği alabilirsek, tam anlamıyla millileşebiliriz. Kendi verilerimizi, kendi şirketimizin mahrem verilerini yabancılarla paylaşmaktan kurtulabiliriz.

Peki, yazılım alanında nasıl millileşebiliriz?
Bunun için hangi adımların atılması gerekiyor?

Yazılım şu anda dünyanın en büyük savaşlarından biri. Bu konuda önce bilinçli olmak lazım. Az önce de bahsettiğim gibi bu konuda da milli olmak zorundayız. Yazılım tamamen personel çalıştırmayla gelişen bir yapı. Sonuçta insan beyniyle yapılan bir iş. Bir yazılım firmasında personel giderlerini kıstığınız zaman üretkenlik biter.
Yazılım firmalarının en büyük giderleri personellerdir. Ne kadar kaliteli personel çalışırsa o kadar güzel ürünler ortaya çıkar. Bu sebeple okullarımızda çocuklarımıza ve özellikle kız çocuklarımıza teknoloji konusunda daha fazla eğitim vermeliyiz ki, biz de yurt dışındaki firmaların üretkenlik seviyesini geçelim. Onları yazılımcı yapmalıyız. Teknoloji üretimi yapabilmek ve ihraç eder hale gelebilmek için bu konu çok önemli diye düşünüyorum. Güzel ürün çıkması için de gerçek değerini hak eden bir fiyatlandırma ile satılması gerekiyor.

Türkiye’de yurt dışında üretilen tüm ticari yazılımların bir karşılığı var. Biz mesela %100 yerli kalan Vega Yazılım’ın yetkili bölge dağıtıcısıyız ve yazılımlarımız ile maliyet yönetimi, üretim planlama, lojistik ve satın alma yönetimi, satış pazarlama yönetimi, finans ve bütçe yönetimi gibi küçük ölçekli bir firmadan global bir firmaya ihtiyaç duyacakları tüm çözümleri sunuyoruz. Buna rağmen rakamsal olarak da baktığımızda yurt dışındaki programların %20’si gibi bedellere bu yazılımların satışını gerçekleştiriyoruz. Hem sektörün kan kaybetmemesi, hem de millileşebilmemiz için, çocuklarımızı yazılım alanına yöneltmek, okullarımızda bu işin temellerini atmak, üretim sevgisini küçük yaşlardan itibaren aşılamak gerekiyor. Bu bilinçle Armiya Teknoloji olarak elimizi taşın altına koyduk ve tamamen ücretsiz olarak ilköğretim çağındaki kız çocuklarımıza okullarında robotik kodlama eğitimleri ile yazılımı sevdirmeyi hedefledik. Pandemi sürecinde ara versek de kız çocuklarına özel robotik kodlama eğitimi üzerine sosyal sorumluluk projemizi gururla devam ettirmeyi düşünüyoruz. Onları oyun oynama konusunda değil, bir oyunu nasıl geliştirebileceğini merak etmeleri yönünde yönlendirmemiz gerekiyor. Gün içerisinde sosyal medyada vakit geçirmelerinin karşısında, onlara bir sosyal medya platformunun çalışma algoritmaları üzerine kafa yormalarına yönlendirmemiz gerekiyor… Yani üretken nesiller için sorumluluk, bizlere düşüyor.