FISTIKZADE

FISTIKZADE ATAŞEHİR FRANCHISEE MUZAFFER ÖZYILDIRIM

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1978 İstanbul doğumluyum. Lisans eğitimimi İngilizce İşletme alanında yaptım. Daha sonra Pazarlama İletişimi alanında yüksek lisans eğitimimi tamamladım. 15 sene ilaç sektöründe farklı kademe, bölge ve görevlerde bulundum. 2015yılında istifa ederek kendi işimi yapma kararı aldım ve franchise modellerini incelemeye başladım.

Franchise alırken nelere dikkat ettiniz?
Satış yaparken öncelikle sattığınız ürüne inanmanız gerekir. Kendim tüketmeyeceğim hiçbir gıda maddesini satmak istemem. 22 sene Gaziantep’te yaşamış, 9 senedir İstanbul’da yaşayan ve burada alışageldiğim anlamda ve kalitede baklava bulamayan ve yiyemeyen bir tüketiciyim. Öncelikle dikkat ettiğim nokta; bir tüketici olarak benim de ihtiyacım olan, benim de gönül rahatlığı ile ve keyifle tüketebileceğim, benim de inanacağım bir ürün seçmek oldu. Ürün kalitesi ve özellikleri benim kararımı ciddi anlamda etkiledi. Sonrasında tabi mağaza modelinin farklı bir konsept olması, çok geleneksel bir ürüne çok yenilikçi bir yaklaşım getirmesi, pazarın bu konuda yeni bir oyuncuya ciddi bir ihtiyaç duyuyor olması, ayrıca bir yatırımcı olarak karlılık ve kazanç oranları dikkat ettiğim konular oldu.

Neden bu alanda Franchise aldınız?
Öncelikle gıda İstanbul gibi tüketici bir toplumun hiçbir zaman yavaşlatmadığı bir alan olduğu için gıda üzerine yoğunlaştık. Kendimizi tüketici ve müşteri yerine koyarak bir model arayışına girdik. Herkes baklava yapıyor, satıyor ama bugüne kadar hiç kimse Gaziantep Baklavasını günlük olarak tüketici ile tüm Türkiye’de buluşturma hedefi ile yola çıkmadı, böyle bir iddia ortaya atmadı. Bu konu da aslında hiç kimsenin denemediği bir alan olduğundan içinde olmayı istedik. Bir iddia, bir hikâye bizi rakiplerden ve diğer modellerden farklılaştıran ve öne çıkaran bir unsur olacağı için biz de parçası olmak istedik. Rakamsal bazı verileri de konuşacak olursak İstanbul’da bir günde tüketilen baklava miktarının 195 ton (baklavacılar odası 2015 verisi) olduğunu yaptığımız Pazar araştırmalarında saptadık. Bu ciddi rakamdan alınacak pay ve bu işin ekonomik boyutu da bizi heyecanlandırdı. Para kazanırken keyif alabilecek bir yapı, para kazanırken savunabilecek bir iddia oluşundan ötürü buradayız.

Bu işe girerken hedeflediklerinize ulaştınız mı?
Hedeflerime henüz ulaşmadım. Zira işin içine girince kendimize ilk başta koymuş olduğumuz hedeflerin özellikle İstanbul piyasasında küçük kaldığını anladım. Bir nevi hedeflerimi güncelleyerek, yeni ve daha büyük hedefler koydum. Bir şube açarak başladığımız yolda, öncelikle markanın Master Franchisor’ı olma kararını aldım. Sonrasında kendimize ait ikinci şubeyi de açarak yola devam etme kararı aldık. İstanbul’da bir yıl içerisinde 4 şubeye ulaştık, beşinci mağazanın da inşaat sürecini başlattık. Biz “Y kuşağının” baklavacısı olmak üzere yola çıktık, “Türkiye’nin Baklavacısı” olmak üzere bir hedef belirledik. Bu yolda ilerlemeye devam ediyoruz. Hedeflerimize ulaşamadık ama hızlı bir şekilde ilerlemeye devam ediyoruz.